10.7.11

hatırlayamıyorum. sahi, ne zamandı anneler günü?

Açmayalı uzun zaman olmuştu gıcırtısından bıktığım şu kapıyı... ve aylardır aç(a)madığım o kapı bile hala sen kokuyor sanki.
Kimseyi sokamıyorum o odaya. Dokunamasın, karışmasın, karışamasın kimse sana. Aptal bi' göz yanıltması sanki; hala burada olduğunu biliyorum çünkü. Duyuyorum, kokuyorum, h i s s e d i y o r u m. Biraz olsun dolanabilme gücüm var hala... Aile kokusu dolu bu küçücük yerde kendi gerçeklerimi yaratıyorum, içinde sen olan. Ama ne yazık ki hayalet yüzünle dolu çerçeveler taşıyor raflardan yine. Son okuduğun kitaplar ise bıraktığın yerlerinde hala. Bi de, hatırlar mısın bana vericeksin diye hiç bir zaman takamadığım kolyeni? Bana yazabildiğin son mektup da hemen yanıbaşında.
Açamıyorum. Açamadım hiç bir zaman.
4 sene oldu.
Sen bakarken bu odadan hala bana, büyüyorum ben. Bazen, bazen dokunuşunu anımsadığım eller uzanıyor bedenime. Seninkileri seçemiyorum bir türlü aralarından. Tanıdık bakışlar dolanırken üzerimde, seninkileri arıyorum yalnızca. Üstelik rüyalarımda bile rastlamaz oldum artık sana.
Bakınıyorum etrafıma biraz. Köşedeki koltuğun bile içimdekileri yansıtıyor adeta. Tek kişilik, küçük bir şey, siyah; kaybolmak üzere etrafındaki gerçekler arasında. Biraz oturup çıkıyorum odadan hemen. Her zamanki gibi. Ardımdan kilitleyip kapını... Bazen aylarca açılmıyo artık. Özür diliyorum; nedenini bilemediğim, anlayamadığım azalma var sana dair anılarımda; hissettiklerimde asla.
Kalbimim en derinindesin hala.
Seviyorum seni, hem de çok.
ve de yaşıyorum, yaşayabiliyorum bak yokluğunda da.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder