12.8.11

dünyanın ötesine bir adım atmaktır tek isteğim.

"Ey asil doğmuş kişi, zihnini saptırmalarına izin verme."
-Tibet'in Ölüler Kitabı

İsteğim, dünyanın da ötesine bir adım atmak; putlaştırılmış düşüncelerden ufak bir sapma adına yalnızca. Bu yüzden, ayaklarınızın işgal ettiği yerlerden gözlerimin içine baka baka ufuklara parmak uzatıp da "Tüm dünya burada işte. Ayaklarının altında." demeyin sakın bana. İnsanlık kelimesinin altına bürünen o iğrenç ağız kokunuzla hem de... Henüz varlığın kendisinin sembolik bir şekile bürünmesini sağlayan dil olmadan onu kavrayamayan insanlar arasında yaşamama zorlamayın beni lütfen. Sözcüklerin yalnızca seslendirildiği bir dünyada hareket etmemi beklemeyin. Böyle bir yerde saf varlığımla nefes alamıyorum ben. Hiç bir şey aydınlatılmış değil tam. Belki de henüz değil; ama bunun sonuçlanmasını beklemeye vaktim de yok fazla burada. Yalvarıyorum, zorlamayın beni bu yerde var olmaya.
Neresini anlamadınız tam?
Ne diyordum ki ben?
Heh evet, saf varlık. Zihnin her hangi bir şeyi anlam dünyasına göre algılanan değil de ölçü ve konum açısından algılanan bu kusurlu dünyanızda dimdik ayakta durmamı beklemeyin benden. Önümde sergilenen bin bir çeşit karmaşık yolların, çeşitli hikayelerin arasında bulunmamı ummayın lütfen. Beni yalnızca başlangıcı ve de sonu belli olan her hangi bir yer içerisine koyun. Orada da sahne vardır bence. Ne dersiniz sayın Shakespeare? Belki de burası benim sahnemdir? Her şey net; kendi düşüncelerimin eşliğinde... Böyle bir yerde dolanmak istiyorum yalnızca. Neden? Tabi ki de sonsuzluğumu kanıtlayabilmek adına. Öyle bir sahne ki, başlangıcından sonuna kadar her şeyin net olduğu bir alan; bir metre kare belki de. Ne fark eder ki neye benzediği bu özellik olduktan sonra? Bir başı ve sonu olan; fakat o sonu belli olan yerde yaşayabileceklerimin sonsuzluğunun da farkında olarak adım atmak isteğim yalnızca. Ben görebildiğim, var olabildiğim, nefes alabildiğim sürece her şeyin de sonsuz olduğu bir yerdir isteğim.
Bu kadar.
Sizin dünyanızda mümkünatı olmadığı için de 'dünyanın ötesi' diyorum ona.

Hatta, gözlerinizi ödünç verebilirseniz, sizin görüp algıladıklarınızı da değiştirebilirim kolaylıkla.
Ama zihninizi; ne yazık ki asla.
Bağışlayın beni.
Lütfen.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder