27.8.11

Flann O'Brien - At Swim-Two-Birds'ü okuyamamamın üzerine:

Şu an nasıl da dil dökmek isterdim bu kitap hakkında; ne yazık ki bir "kitaba bin bir sevinçle ve heyecanla başladım ama bitiremeden yarım bırakmak zorunda kaldım" vakası yaşadım. Üstelik İrlanda Edebiyatı başlığı altında ele aldığım ve de okuyamadığım ilk roman değil bu. (Ulysses'i de yarımda bırakmak zorunda kaldığımdan bahsetmiştim bir ara.) Eh be O'Brien, O NE MUHTEŞEM DİL ÖYLE? Okuyabildiğim elli sayfa boyunca kendimi Hamlet'den başka biriyle kıyaslayamadım. Şöyle açıklayayım:
-"What do you read my Lord?"
-"Words, words, words."
Bir şey okudum ama acaba ne? Kitabın içerisinde üç tane farklı hikayelerin olduğundan başka bir şey de anlayamadım. Hadi bunu da atlattım, bunu da geçtim, şu üç aylık tatilin içerisinde dakikalar önce artık okumamaya karar verdiğim At Swim-Two-Birds yarıda bırakmak zorunda kaldığım dördüncü kitap falan. Böyle zamanlarda "Her kitabın bir zamanı vardır." cümlesini kendime tekrarlamaktan başka bir şey yapamayacağımı getiriyorum aklıma aslında. Üzülmüyorum da değil ama. Yastayım hatta efenim, tabiri yerindeyse. Öyle ki;  içim burkuluyor. Biri karşıma oturmuş, bana tüm içtenliğinle bir şeyler anlatıyormuş da ben ona küstahça "Sus biraz ya." demişim gibi bir his. Ah Cansu, ah.

Her "kitabı yarı bırakma eylemi"den sonra da her seferinde Kafka'yı alıyorum elime. Canım benim! Sıcaklığıyla bi sıkıntımı sonlandırabilecek bir arkadaş gibi adeta...

(Bazı yazarlarla yakın arkadaş olabilsek keşke.)

Sen biraz bekle bakalım Flanncik. Anlaşabilme zamanımız gelmemiş demek ki henüz. Yo, yo, suç bende. Hayır tabi ki de rafta diğer okuduklarımın yanında durmak zorunda değilsin. Çok mu sıradanlaşıyorsun orada? İlahi Flann. Tamam dur seni şuraya alayım hemen. Şunu da belirteyim ama; çok daha güzel bir yerdesin sen. Aklımda. Sabırla zamanını bekliyorsun yalnızca.

-"Bir ara görüşürüz dostum."
-"Ben hep buralardayım, sen ne zaman istersen."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder