4.8.11

insan ırkı olarak tanımlanamayan varlığa yardım:

"Don't ever judge a book by its cover." sözlerini duyardım hep bir zamanlar ortalığa öylece atılmış konuşmalar arasında...

'Yargılıyorum, öyleyse varım.' modunda bugün tüm insanoğlu. Binlerce gelişmeyi de kısıtlayan bu engelci kelimenin hayatımızda böylesine yer verilmesini çok saçma buluyorum.
Açıkçası, böylesine devasa bir evren içerisinde kendine böylesine önem veren insan ırkını anlamakta da oldukça güçlük çekiyorum, bunu bile saçma buluyorum.. Bu, düşüncelerimi 'normal'den saptıran kitapların bana bir armağanı olabilir aslında; (Ve hayır "Normal nedir?", "Kime göre ne normal?" diye oldukça anlamlarını yitirmiş lise bir felsesi hakkında da devam etmicem yazıma) ama iki dakikasını ayırıp 'önyargı' üzerine düşünebilen birinin bile benim gözlemlediklerime yakın bir düşünceye varabileckelerini savunuyorum.

"Birşeyleri yargıladıkça kendimize engel koyuyoruz aslında." diyenler bi parmak kaldırsın şimdi. Biraz olsa da bunu henüz farkedemeyenelere bir lafım yok bence. Evrenin bir karesi de olsa sahip olduğumuz bu dünyaya böylesine kısıtlamaları kendimiz kendi aklımızla soktuğumuzu düşününce sado-mazoşist kavramından uzak duramyıorum. Dostoyevski'nin Yeraltından Notlar kitabına giriş yaptığı o sözlere biz de mi tabi tutuluyoruz acaba? Biz de mi hasta insanlarız yoksa?
Hepimiz mi?
Bir umut...
birazcık?


(derin bir nefes)
Çoğu insan önyargının bilinmeyen hakkında insanın kendince fikir yürütmesi olduğunun farkında sanırım. Peki ya "Bir şey hakkında ne kadar az bilirsen o kadar çok susmalısın." sözleri bir şeyler hatırlatıyor mu? Üşengeçlik de bunun bir parçası bence. Bilgi toplama çabaları, "ohoooo, ne kadar da zaman alır şimdi..." düşünceleri... Gonçarov'un Oblomov'u gerçek olsaydı eğer, eminim ki o da bir şeye bakıp o anda belirli bi düşünceye kapılmayı daha kolay bulurdu.
Oblomov'suz günlere everyone...
   
Hayatımızı fazlasıyla kısıtlayan 'kurallar' adı altında yönetim biçimlerinin yanında bir de kendimizi bu kavramla kısıtlayıp yönetim altına sokmamalıyız kesinlikle. Oldukça da mantıksız değil midir ayrıca? Genel anlamda bir kişi ya da bir şey hakkında fikir sahibi olunmadan nasıl yargılanabilinir ki? İyi ya da kötü...

Einstein'e göre de değiştirilmesi atomu parçalamaktan zor olan bu kavramın üzerinde biraz da olsa düşünmekte fayda var; zira yakında dünyada paradoksun en büyüğü gerçekleştirilip ortalıkta "Only God can judge me." dövmeli bilmem kaç rakamda İNSANLAR göğüslerini gere gere dolaşıyor olacaklar.


Bu yazının üzerine de altını çize çize "Black" adlı filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Bence yol yakınken tekrar 'insan ırkı' olarak rahatça tanımlanabilen bir grubu bir araya getirebiliriz; bu söz daima geçerli olsa bile: "İnsan aşılması gereken bir varlıktır" (Nietzsche).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder