19.9.11

bazen, bazı insanlar

Dünya denilen şu yerde yaklaşık 6.805.000.000 insan var(mış). Vay anasını. Biz ise daha çevremizde dolaşmalarına izin verdiğimiz ve kendimizce "sinirime dokunan kişi" diye adlandırdığımız bir iki insanoğluyla uğraşa duralım. Hmm, böyle düşününce bu insanların ne kadar da önemsiz oldukları görülebiliyordur herhalde. Dünyanın güneşe oranla, galaksiye oranla ne kadar da küçük olduğuna dair yazılarıma girmiyorum bile.

Dünya denilen şu yerde yaklaşık 6.805.000.000 insan var(mış). Herkesle anlaşmak zorunda olmadığımızın da farkındayızdır herhalde. "Hümanistim ben." diye geçinen adam bile bu şekilde olamaz. İmkansız. Peki neden hala bu "Ben şu kişiyle anlaşamıyorum, sevmiyorum onu." durumları? Zaten sevmiyorsan aklına bile getirecek kadar değersiz olmalıdır o insan senin için. Varlığa karşı gelmeli, insan adı altına bürünen ve dünyada yalnızca oksijeni tüketmeye yarayan canlıları görmezden gelmeliyiz. Beynimiz her ne kadar o varlığı algılamak için çaba gösterse de. İşine gelmeyeni duymama gibi biraz.

Dünya denilen şu yerde yaklaşık 6.805.000.000 insan var(mış). Ne de güzel olmaz mıydı her biriyle tanışabilseydik aslında. Ne yazık ki bir karaya hapsedilmişiz ama. Bir ülkeye. Bir şehre. Bir semte. Bir eve. Bir okula. Benimseyebildiğimiz tek bir odaya. Bu toplu paketler eşliğince hayatımıza giren bir kaç insana. Hapsedilmişiz yalnızca. Onların düşünceleri kendimizinkilerle uyuşmasa bile dediklerini yapabilecek kadar hem de. Sonra da "Ben istediğimi yapıyorum." lafları. PEH... Bencil olmalı. Evet evet, bencil olmalı. 6.805.000.000 kişi için bile yaşamayı bırakmalı.

Bıraktım.

Dünya denilen şu yerde yaklaşık 6.805.000.000 insan var(mış). Ve bazen... bazen bazı insanlar yok olmalı yalnızca; sadece kendin için aslında.
Varlığa göz yummalı, ne kadar da zor olsa.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder