1.10.11

"Ölüm Pornusu" üzerine: Bana da bir dava açar mısınız lütfen?

Kendimce bu konu hakkında düşündüklerimin hangi kısmını yazıya dökmem gerekir bilemiyorum. Kitabın "Yeraltı Edebiyatı" içerisinde yer aldığına mı deyinsem yoksa geniş bir çerçevede güzel bir "edebiyat" olarak adlandırılabileceğine mi? Dava'yı açana da bir "Edebiyat nedir sizce?" sorusu da sorup uzun uzun sabırla cevabı dinlemek gerek. Sonunda da "Aslında edebiyatın hiç bir sınırlamaya giremeyeceğinin farkındasınızdır umarım." deyip bir günlüğüne de olsa düşünebilmesini sağlamak gerek bence.

"İnceleme sonrasında söz konusu kitapta birçok gayri ahlaki ve edebi olmayan anlatımların bulunduğu ifade edildi."  Edebi olmayan anlatım? Bir düşündüm de bu konuya hiç girmeyip içimi ürperten bu olayın çerçevesinde yazacağım yazımı. Hangi kelimeler hoşlarına gitmedi merak ediyorum aslında. Seks? Sikmek? Yarak? Sürtük? Orospu? Meme? Böylesine abaza bir toplumda neden bu sözcükler herkesin dikkatini çekti aniden gerçekten anlam veremiyorum. Bu sözcükler benim yaşımdaki kızlara gün boyunca söyleniyor zaten: "Sen ne sikilirsin haa." diye. Efendime söyleyim, "Beni de yalasana öyle." gibi gibi... Yazıya dökülüp herkesin okuyup da yüzlerine çarpıldığı anda mı dikkatini çekti herkesin? Üstelik "Yeraltı Edebiyatı" sınırlaması altında. Sanırım sorun şu: hepimiz porno izliyoruz ama bir kişi bile "Evet ben porno izliyorum." diyemeyişi şu ülkede. Böylesine ihtiyaç olan bir durum neden normal olarak karşılanamıyor?

Bunları geçtim, herkes de kitabı yalnızca bir açıdan okumuş maşallah. Seksten, fahişelikten, pornoluktan ziyade, göğsümü gere gere, bu kitabın bana kattığı oldukça fazla şey oldu diyebilirim şahsen. Elektirikli süpürge ve ütülerden de önce vibratörün icat edildiğini biliyor muydunuz mesela? Böylesine zevkine düşkün bir dünyayız, evet. Şişme bebekleri Hitler'in tasarladığını peki? Evet, o dünyaca ünlü olan Hitler. Siyanür nedir bilir misiniz? Onun Nazi topluluğunla alakası hakkında bir fikriniz var mı? Beğenmediniz mi bunları? O zaman Aristo'nun felsefe yazarken bir elinde ağır bir top tuttuğunu? "Uyumaya başladığı an parmakları gevşiyor ve top yere düşüyormuş".

"Kitabın hiçbir uyarı yapılmadan satışa sunulduğu ve çocuklara ulaşmasını engelleyecek hiçbir önlem alınmadığı dolayısıyla suçun oluşumu için yeterli olduğu vurgulandı." O zaman biz toptan fantastik edebiyatını yok edelim canlarım. Ne bileyim, bir çocuğun "Harry Potter" okuduktan sonra elinde asayla dolaşabilmesi, bir okul gördüğünde aklında direk Hogwarts'ın canlanabilmesi ve o yaratıkları ve üç başlı köpekleri ve de burunsuz insanları dünyamızda olmamasına rağmen kendince görebilmesi çok da "normal" bir şey değil, öyle değil mi? Olmayanı beyinde var etmek ve günümüzde olanları açık açık okuyup öğrenmek, bilgilenmek.... Bu evrede T. S. Elliot'un şiiri ve de o şiirde yer alan kuşun gelmesi gerek aklımıza. İnsanların gerçekliğin fazlasını tahammül edemediğini söyleyen o kuş. Merhaba Türkiye. Davayı açanların cesaretleri varsa kitabın yazarına da dava açmaları gerek bence.

Bu kitabı zevkle okudum. Kütüphanemde de yerini alıyor.
Bana da bir dava açar mısınız lütfen?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder