5.11.11

bazı insanlar olmadan da yaşayabiliyorum.

Bayramların bu yapmacıklığı hakkında ne yapılmalı bilmiyorum. Şu an oturdum mesela, bir başka yapmacılıkla süslenmiş bir bayramın o yapmacık ruhuna bürünmek için çaba sarf ediyorum. İşim gücüm yok çünkü. Yakınım diye mecburi bir adlandırmaya giren bazı insanları görmeden de yaşayabiliyorum ben bence. Bayramlar şart olmamalı bu tarz görüşmeleri gerekleştirmek için. Bayram olmasa, mecburi bir görüşme zamanı olmasa, birbirimizi görmeden de yaşamaya devam etmeyecek miyiz zaten?
Zoraki birliktelik, yapmacık yakınlık değil; kendi seçtiğim insanlarla vakit geçirmek benim tek isteğim. Neredeyse 21 yaşındayım ve aile kavramının altında yatan o soğuk günde battaniyeye sarılmayla yarışabilecek güzellikte ve de konforda olan o duyguyu bilmiyorum. Tadamadım hiç. Benim ailem hiç bir zaman canlı kanlı birisi olmadı çünkü. İstediğimde gidip sımsıkı sarılıp, o yakınlığını ve sıcaklığını hissedebileceğim biri olamadı. Benim ailem hep satırlardı. Aralarında yatan anlamlardı, o sıcacık havayı oluşturan kelimelerdi. Kitaplardı. En sevdiğim kitabımın en güzel karakterleriydi.En yakın arkadaşlarımdı. Yoktan var edilendi benimkisi. "Aile" kavramının altına bile sığamayandı. O terimin anlamını aşandı her zaman.

...

Annemi özlüyorum.

...

Hiç tanımadığım birisini de karşıma alıp saatlerce konuşmak istiyorum.
İhtiyacım var.

1 yorum: