5.7.12

eski bir kitap arasına karalanmış yazı

Düşünceler diyorum. Çoğunun bir dışavurum yöntemi olarak kelimelerle sarmalandığı, sonra ise çöp kutusunda dosyalanmak zorunda bırakıldığı düşünceler diyorum.
Düşünceler ne acayip. Gerçekleştiremedikçe de ne gereksiz. Dile getirilemedikçe ziyan.
Seni düşünüyorum desem mesela şimdi, yeni nesilin "Seni özledim." deme şekli olur. Bahane olur. Halbuki gerçekten düşünüyorum. Özlüyorum.
Yorgun bir gülümse dudaklarımda. Biri kalkıp özenerek çizmiş sanki. Dudaklarımın arasından mutsuz kelimeler çıkmasın diye kilitliyor bir de onları birbirine. Sımsıkı. Susyuorum. Gülümsüyorum. Çabalıyorum. Özlüyorum. "Her şey yolunda." diye fısıldayan zoraki gülümsemeler bunlar. Düşüncelerimi kalın bir kitap arasına tıkıp tıkıştırıp bir sandığa kaldırdım. Susuşlarımı ise naftalin kokulu tavan arasından çıkarıp giydim.
Hazırım yaşamaya.

Yine de düşünceler diyorum. Kesik kesik. Özlem yanıkları barındırıyor içlerinde.
Yine de, kan yerine sevgi akıtıyorum.

Son zamanlarda bedenim mutsuzluk kokuyor.

Kalkıp bir sigara yakıyorum.
Düşünüyorum.
Düşüncelerimde diyorum. Ancak düşüncelerimde. 

Ancak düşlerimde.
Sen ve ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder