12.7.12

Neden hala yazılıyor?

Odamın bir köşesinde kaç saat öylece oturdum bilmiyorum. Önemi var mıydı zamanı takip etmenin? Acısıyla tatlısıyla her an kolaylıkla yazıya dökülebilir. Bu yüzden yazmak. Duyguları aktarabilmek imkansız ama. Ben bile ne hissettiğimi bilmeden kelimeler onu tarif etmeye yaramaz. Yine de, yeni bir deftere ihtiyacım var. Kitap aralarına karalamakla bir yere varılmıyor. Böyle olmuyor. Anlatacaklarım var. Yaşanmışlıklar buralara sığamıyor.
Tam olarak ne için çabaladığımı bilmiyorum. Her gece kendime ölmemek için nedenler sayarak yatağa uzanıyorum, çabaladığım da sayılmıyor. Nefes alıp verebilmem beni etkilemiyor. "Olsa da olur olmasa da" diye düşündürüyor.
Kendimi bir türlü ait hissedemiyorum. Çaba gösteriyorum, olmuyor. Bu yaşam benim değil. Bunların hiçbiri bana ait değiller. Başka birinin bedeninde hapsedilmiş, hayatıma devam etmekteyim şimdilik. Duvarlarımdan anılar yükseliyor. Anımsayamadığım eller bana dokunuyor. Yüzler hep çevremde. Düşündükleri için değil, mecbur bırakıldıkları için. Yaşam ya bu, arkadaş olma zorunluluğu oluyor. Aile ile irtibat kesilemiyor.
Her gece, yatağıma uzandığımda kulaklarımda bir ezgi beliriyor. Bana tekrar tekrar yaşattıklarımı hatırlatıyor. Acı çektiriyor. Umrunda değil. Kitaplığımdan sesler yükseliyor. Bir kaç sayfa içine haspedilmiş, kıskanılan yaşantılar beni de çağırıyor. Kıskandığım karakterler benim yanımda olmayı arzuluyor.
Neden hala yazmaya devam ediyorum? Kalemim düşüncelerime yetişemiyor, her biri yarım kalıyor. O kalem ki senelerce duygularımı kağıtlara aktarmaya çabalamış. Faydası dokunmuyor.
Anlık bir duraksama. Nefes alınıp veriliyor. Alınabiliniyor, verilebiliniyor. Hiçbir şey ifade etmiyor.
Neden hala yazıyorum, bilmiyorum.
Böyle olmuyor. İçim içimi yiyor, böylesine gecelerin sonunda içimde geriye ne kalıyor?

Başka birinin bedeninde hapsedilmiş, hayatıma devam etmekteyim yalnızca.
Işıklar sönüyor. Müzikler yavaşça sessizleşiyor. Uyuma vakti.
Hayat, hoşça kal.
Ne yazık ki şimdilik.

1 yorum: