27.7.12

sessiz muhabbetler

Sorulacak çok soru var. Cevaplanamayan daha da fazla.
Elimde yalnızca, kendimle gecenin bir yarısında giriştiğim sessiz sohbetler şimdi. Hiçbir zaman sahip olamadığım bir şey içimde nasıl böylesine bir boşluk yaratabilir, anlamlandıramıyorum. Hiç gelmiş miydin ki bana? Kendi dillerimizle de olsa uzaktan konuşluğumuz var mı hiç seninle?
Elimde yalnızca, karanlıkta bir leke şimdi. Düşüncelerimin sana çıkan yollarının çıkmazlığıyla baş başayım her zamanki gibi.  Kendi kalakalmışlık anlarımızda, bilmeden, aynı anda, çıktık mı hiç seninle yolculuklara? 
Düşünceler sonlanamıyor hiç. İstekleri peşi sıra sürüklemekten de yorulmuyorlar asla. Uzanıp gökyüzünün altında sana anlattığım masallar bitmek bilmiyor. Bana sürekli seni hatırlatan birkaç müzik kulaklarımda, gözlerim kapalı. Birbirini tanımayan iki insan olarak mutluyuz yine de. Ve ben, tanımadığım birini nasıl bu denli özleyebiliyorum, bilmiyorum. Tırmalanıyor beynim yine. Hiçbir zaman sahip olmadığım bir şeyin yokluğunu nasıl oluyor da şiddetle hissedebiliyorum?
Elimde yalnızca, sana anlatmak için biriktirdiğim, içinde yalnızca sen ve ben olan, masallar karmaşası şimdi. Sen duyamazsın her sözümü çünkü, sana kadar ulaşmayabilir sesim. Kendimle gerçekleştirdiğim böylesine sessiz muhabbetler eşliğinde, hiçbir zaman ulaşacağını da sanmıyorum hatta. Sen yine de bekle ama. Olur da bir gün, bir fırsat geçer elime. O vakte kadar, kapat gözlerini ve geceyi dinle.
Elimde yalnıza, içinde senin de bulunduğun yaşam kırıntıları şimdi. Söyleyebileceğim kelimelerin eksikliği. Nefretimle bu sessiz muhabbetlere başlayıp sevgi ile kalkıyorum. Her kalktığımda yeni bir hayata başlıyor olsam da, sensiz yeni bir yaşama başlayamıyorum. Düşüncelerimde hala hasretin duruyor, yapacak hiçbir şey kalmayınca da aklım bu yorgun kelimelerden medet umuyor. Kolay değil hiç, senden uzaklaşmak için sana doğru koşmak. 
Elimde yalnızca, Ben'deki Sen'i sensizleştirme çabaları şimdi. Düşünüyorum, sensiz bir yaşamda da mutluluk yokmuş aslında. Yokluğunun acısı sevgimden daha da büyükmüş oysa.
Farkında olmasan da, sensiz varlığımı sürdürmeye çabalıyorum hala. Sensiz demek de ne denli doğru bilmiyorum aslında. Hiçbir zaman sahip olamadığım bir şeyin yokluğunu, işte oturdum, hissediyorum yalnızca.
Ve düşünüyorum, senden küçük bir bakış bile alamayan ben; neden sana en çok değer verenim?

...

Elimde yalnızca, kendimle gecenin bir yarısında giriştiğim sessiz sohbet birikimleri şimdi. Medet umduğum kelimelerin kağıtlara dökülüşü bir de. Bir zarf yanı başımda, adını yazdım üzerine. Gönderebilme cesareti edinebilir miyim bir gün bilmiyorum. Şimdilik, bende. Ben ise yüreğinin yakınında bir yerde. Ben ise, tamamiyle sende. Sen ise yüreğime yakın. Mektup sende işte. 
Öyleyse mektup ait olduğu yerde.
Ve benim elimde yalızca, sessiz sohbetler eşliğinde sensiz geçirilen bir gece daha şimdi.

1 yorum: