20.9.12

unutabilmek yalnızca

Kolaydır unutabilmek. Silersin yazıları, yırtıp atarsın duyguya bulanmış kelimelerle dolu kağıt parçacıklarını. Birkaç defter de ellerinden sıyrılıp yerlerini bulabilirler saniyeler önce yarattığın geçmişte belki. Dinlemezsin şarkıları olur biter işte. Kutuplaşmış şu yeni dünyanda, bitti sayarsın artık her şeyi. Fotoğraflar da yoktur oldukları yerlerde artık. Olmayacaklardır da. Gözlerin onları arar odandaki tek pano üzerinde. Birkaç gün. Alışırsın sonra. Cesaret edebilirsen yırtıp atarsın dondurulmuş o anları da. Karşılıklı yazılan mektuplar elinin altında değildir bir de. Hemen uzanıp tekrar tekrar o duyguları yaşatamazlar sana. Dışarıya adım attığında ise, macera olsun dersin kendine ve her zamankinden farklı yollar seçersin. Aslında takatin yoktur yürümeye. Yenilik ya bu, her yönüyle mutlu eder seni. Sanarsın. Anımsadığın kokular ilişir burnuna arada. Duraklarsın, devam eder her şey sonra. Hayat ya bu.

Ve bir gün, bir gün ansızın, köşe bucak kaçtığın her şey çıkar karşına. Yaz bunu, çıkacaktır. Yenilik ya bu, bir devam edişin hikayesi, kafanı çevirip arkana bakmadan yürürsün. Bir zamanlar paylaşılan anları, kahkahaları, saat tanımayan konuşmaları düşünerek uzaklaşırsın oradan. Acı çekersin, devam edersin yine sen. Vazgeçiş ya bu.

Kolaydır da unutabilmek, duygulardan benliği sıyırıp uzaklaşabilmek önemli olan. Senin de çaren yok, yoksunsun.

Ve yine, saatler sonra, senin ellerinde kalanlar şimdi, yanaklarından süzülen durduramadığın bir duygu yığınlığı. İçindeki kelimelerin bir yansıması, acıların dışa vurulmuş halleri. Sen içinden atamadıkça da bunlar seni rahatlatmayı kafalarına koymuilar gibi. Sen yine günlerce ortalıkta bitik bir halde dolaşmayasın diye, gecenin bir yarısı sessizce yanağından süzülen  birkaç damla parçacıkları koşuyorlar yardımına şimdi. Her şeyi bir bir içinden atman gerektiğini sana defalarca anlatmaya çalışıyorlar sanki.

Aç şimdi gözlerini. Bak, hala devam ediyor her şey. Senin için de durmadı dünya ne yazık ki.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder