11.12.12

Bu gece de adın, yazılarım.

"Aşkı sessizlik tanımlar"
Bu yüzden bıraktım ellerimi, seni yazsınlar.

Aşktan söz etmek, bir öykü de getirir beraberinde. Bu geceki öyküm satır aralarında.
Kelimeler eşliğinde. Anlatmaya güçleri yetebilseydi eğer, yanıbaşımda nefes alabilmeni sağlayabilselerdi eğer, inan, tüm cümlelerimin başı sen olurdun. Oysa düşümde edindiğin yerden ileri adım atamıyorsun hala. Yazılarımla varsın hayatımda, bu yüzden; alıştırdım kokuna kalemlerimi, defterim sana sadık yalnızca.

Her gece, her düşümde. Küçücük hikayeme adını sığdırabilmek için, kelimelerimi sığdıramadığım satır kalmadı. Yoktan var etmek seni, yaşamımda yanı başımda tutmak seni bu yüzden kolay olmuyor. Kaç kalem tükendi, sen tükenemeden içimde.

Zaman, her an beni değişime uğratırken, hayali bir sürekliliğin ardına saklanabilme ihtimali tanıdı bana. Kaç kez tüm duygularım eşliğinde saklandım bana seni anlatan satır aralarına.
Hikayendeki yerimi öğrenebilmek adına, kaç kez sürüklendim ardından. Üstelik her defasında, kaybolmak pahasına.
Sahi söylesene, ne kadar yerim var hikayende?

Cevabını düşünmeyi yeğlemeden,
şimdilik, ardından çeviriyorum bir sayfa daha.
Bitmek bilmeyen hislere,
seni anlatan tükenmezlere
sırtımı dönebilmek adına.

...

Buluşailirz belki ikimiz, yıllar önce yazılmış olan bir şiirin sonunda.
Şimdilik gel, yıllardan 1904 olsun. Joyce'un yılı olsun bu gece.
İkimize.
Otur karşıma, bastırılan tükenmezlerden bir düş sunayım sana.
Nora ol sen de, uzun bir süre etkisini üzerimden atamayacağım bir düş yaşat bana.
Neden seni düşündüğüm anlarda biraz daha öldüğümü anlat bana.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder