27.1.15

geçerken zaman, atardamardan

Zamana dayıyoruz sırtımızı; bir şeylerin eninde sonunda içimizden sökülerek akıp gideceğini umarak. Düşlerimiz süslü; fakat bu gece de yalnızız. Bizim yalnızlığımız ise yine düşündüklerimizin düşleriyle dolu.
Gözlerimizi kapatsak da pek işe yaramıyor. Ya yaşamak?

Bir zamanlar her bir saniye değenlendirilerek sayfaların köşelerine yazılan yazılara bakıyoruz, içerisinde birisini barından. Yırtıp atmaya elimiz varmıyor. Bir pencere var önümüzde, geçmişi andıran. Üzeri tozlu bir O var bizde şimdi. Nasıl oluyorsa da oluyor işte. Nasıl geçecekse de, bekliyoruz.

Ulaşmak istediklerimizin uzağındaki biz, yokluklarıyla yanan bir de kalbimiz. Yarı saydam varlıklarıyla döşenmiş bir düşler ülkesi.

Düşünüyoruz.
Düşün bir.

Bir tren garındasın, akşam üzeri. Aralık ayının soğuğuna karşı yavaş adım ilerlemişsin. Nereye gittiğini de bilmiyorsun. Nereye gideceğini de. Trenler seni ilgilendirmiyor. Birilerini de beklemiyorsun. Elinde bir kağıt, bir kalem. Öylece oturuyorsun bir bankta.

Etrafına bir bak. İnsanlar gelip geçiyor. Çeşit çeşit. Tanımıyorsun hiçbirini. Sağdaki kızıl saçlı kızı belki de gördün daha önce. Şu yeşil gömlekli adam da seninle aynı vapurdaydı belki günün birinde.

Bir yıldız kayıyor gecenin karanlığında şimdi. Bir dilek tutuyorsun, ikiniz için. Onun da bu yıldızı görüp de dilek tuttuğunun hayalini kuruyorsun. Bir ezgi beliriyor bu anda, sana ikinizi hatırlatan.
Sahip olduğun o pencerenin tozunu alabiliyorsun almasına, kırıp yok edemiyorsun ama.

İstemeden karışıyorsun şimdi kalabalığa. Fark etmiyorlar seni. Zorunda da değiller tabi.

Bir an olur da fark ettiklerine, düşüncelerini meşgul eden insanı anlat onlara. Fısıltıyla. Öyle bir anlat ki, gittikleri her yerde başkalarına anlatmaya değsin.

...

Orada oturuyorsun şimdi; hiç kıpırdamadan, öylece.
Üç dediğimde gözlerini açacaksın ve bir aşkı da bana anlatacaksın. Olur da bir aralık gecesinde, bir tren garında, aynı hikayeyi anlatıyor oluruz belki birbirimize. Bir hikayenin sonunda, buluşabiliriz belki ikimiz de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder